Ayvanın Faydaları - 5 – Ayva Gribe İyi Gelirmi?

Ayva, uzun zaman gözlerden düşüp dışlandıktan sonra sağlıklı beslenme meraklılarının ilgisi hak ettiği şekilde üstünde toplamaya başladı. Bilhassa ayvanın mideye faydaları, bu meyvenin doğal tedavi tutkunlarının gözdesi haline gelmesini sağlamış bulunuyor. Biz de bu yazımızda ayva hakkında merak edilen bir mevzuya temas edelim, dedik ve ayva gribe iyi gelirmi, sorusuna yanıt aradık. Bunun için ayvanın içeriğindeki bileşiklere bir göz atmak gerekiyor.

Ayva meyvesinin eti ama  ondan çok daha yüksek oranda da ayva kabuğu doğal ilaç diye tanımlayabileceğimiz çok çeşitli organik bileşikler içerir. Şimdi bunları madde madde inceleyelim. İlk olarak meyve asitlerinden söz edebiliriz. Ayva meyve asitleri açısından zengin bir meyvedir. Elma meyvesinden sonra elma asidini en çok içeren ikinci meyvedir. Bunun dışında kendine has organik asitler de ayvada mevcuttur. Bunlardan en önemlisi ve en çok bulunan kinik asittir. İngilizcesi quinic acid olan bu sayesinde ayvanın faydaları sağlığımıza her alanda katkı sağlar. İkinci grup flavanoidleri sayabiliriz. Bunlar yüzlerce çeşit olup her bitkide farklı oranlarda belli çeşitleri bulunur. Flavanoidlerin anti-bakteriyel, anti-virütik ve mantar enfeksiyonlarını durdurucu etkileri vardır ve bitkiler oldukları yerde mikropların saldırısına uğrayıp çürüyüp gitmiyorlarsa bu flavanoidler sayesindedir. Özellikle meyveleri korumakla mükellef olan meyvenin kabuğu ve dış şartlara en çok maruz kalan yapraklar bu flavanoidleri çok içerir. Flavanoidler açısından pek zengin bir meyve olan ayva için de durum aynıdır. Ayvanın kabuğu meyvenin etinden çok daha fazla flavanoid içerir ve ayva yaprağı için bu oran daha da katlanır. Bu yüzden ayva yaprağının faydaları en çoktur. Şifa kaynağı bu maddeler ayvanın kansere faydası açısından da kilit rol oynar. Son olarak C vitamininden söz etmek gerekiyor. Bu vitamini zaten biliyorsunuz. Hastalıklarla savaşan ve vücudun kendini onarmasını sağlayan antioksidan C vitamininin ta kendisi. Ayva, C vitamini açısından da yabana atılır bir meyve değil.

Şimdi bu yukarıdaki paragrafı niye uzun uzadıya yazdığımı açıklayacağım. Sözünü ettiğimiz bileşiklerin hepsi şu yada bu şekilde mikrop öldürücü, antioksidan yada iltihap giderici bir etkiye sahip. Mikrop öldürme etkisinin gribe ve başka enfeksiyon hastalıklarına iyi geleceği bariz. Antioksidan nedir, derseniz kısaca vücudunuzun çevre şartları karşısında yıpranmasını ve yorulmasını engelleyen maddelerdir, diyelim. Hastalandığınızda vücudunuz ağır bir baskı altına girer ve kendini toparlayıp gücünü koruması için daha çok antioksidan gerekir. Yeni antioksidanlar, bir hastalığın daha hafif seyretmesine ve verdiği zararın minimize edilmesine yardımcı olabilir. Son olarak iltihap giderici ne oluyor, onu açıklayalım. Hasta olduğunuzda ortaya çıkan ağrı, acı, ateş, şişme, tahriş, kızarıklık ve hatta öksürük ve hapşırık gibi belirtiler hep iltihapların sonucudur. Ayvanın içindeki bileşikler işte büyün bu sorunlara iyi geliyor. Ayvanın öksürüğe faydası ile ilgili iddialar da aynı temele dayanıyor.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz. Ayva, vücudunuzdaki mikropları öldürür, hastalığın verdiği zararları tamir ederek toparlanmayı sağlar ve hastalık sırasında ortaya çıkarak hayatı adeta durduran sıkıntıları azaltır. Kışın gripten başımı alıp bir iş yapamıyorum, yaşamdan kopuyorum, diyenler, ayvayı denesin. Bu demek değil ki grip olmayanlar ayva yemeyecek. Ayvanın faydaları hastalıklara iyi gelmesi ile sınırlı değil. Aslında bakarsanız, ayvanın anti-mikrobik özelliği tüm etkilerinin yanında sadece ayrıntı sayılır.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !