D Vitamini: En Çok Eksikliği Görülen Besin Öğesi!

Dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılan istatistik çalışmalara göre D vitamini ihtiyacının giderilmesi konusunda dünya çapına yayılmış bir eksiklik söz konusu. D vitamini halihazırda eksikliği en sık olarak kayıtlara geçen besin öğesi konumunda ve bilhassa gelişmiş Batı ülkelerinde on yıllardır bunu gidermek için gösterilen çabalar ve süt ve benzeri gıda maddelerinin D vitamini ile takviye edilmesi bile bu eksikliği ortadan kaldıramadı. Peki D vitamini neden bu kadar önem arzediyor ve neden eksikliği bu kadar yoğun olarak yaşanıyor?

D vitamini

resim: vitamindcouncil.org

Organik moleküllerden inşa edilmiş bir tür makine olarak tanımlayabileceğimiz insan bedeni enerji, yapı taşı ve düzenleyici olarak kullanılacak organik maddeleri düzenli olarak gıdalardan temin etmek durumundadır. Yaşayabilmek için beslenme yoluyla aldığımız ve bir kısmını depoladığımız halde ötekileri her gün almak durumunda olduğumuz sayısız bileşik ve elementlere besin öğeleri (nütrient) diyoruz. Besin öğeleri makro ve mikro olarak ikiye ayrılıyor. Makro besin öğeleri protein, yağ ve karbonhidrat gibi büyük miktarlarda almamız gereken ve çok çeşitli olup birbirine dönüştürülebilen öğelerdir. Mikro besin öğeleri ise genelde dönüşüme tabi tutulmayan yada sınırlı olarak birbirine dönüşebilen, vücuda çok az miktarda gereken ama düzenleyici rol oynadığı için eksikliği hastalıklara yol açan maddelerdir. Mikro besin öğelerinin iki büyük kolu vitaminler ve minerallerdir. D vitamini ise tahmin edeceğiniz şekilde vitaminler grubuna dahildir.

D vitamini faydaları listesine bir göz attığımızda bu vitamin için en önemli işlevin kemikleri sağlamlaştırmaya katkısı olduğunu görmekteyiz. Kemikler, başta kalsiyum olmak üzere birkaç çeşit mineralin yoğun olarak birikmesi ile sert ve dayanıklı hale gelir ve bu dayanıklılık iskeletimizin ömür boyu bedenimizin ağırlığını taşıyabilmesi için zorunludur. D vitamini kemiklerin ağırlıkça en önemli bileşeni olan kalsiyumun besinlerden emilmesini ve kemik dokularına giderek burada yeni kemik zerrelerini oluşturmasını sağlar. Eğer D vitamini eksikliği ortaya çıkarsa kalsiyum kemiklerde depolanamaz ve tam tersine kemikler kalsiyum kaybeder ve kemik erimesi olarak bilinen ve özellikle yaşça ileri bireylerin yaşam kalitesini düşüren hastalık ortaya çıkar. Zayıflayan ve yumuşayan kemikler, canınızın daha kolay acıması sebep olur. Ayrıca kemik erimesi görülen kişiler, en küçük bir darbede kemik kırıklarıyla karşılaşırlar ve bu hayati bir tehlike bile yaratabilmektedir.

D vitamini vücudumuzda başka görevler de yapmaktadır. Bağışıklık sistemine faydası D vitamini ile ilgili yeni keşfedilen ilginç şeylerden birisidir. Buna göre, mikroplarla savaşan ve kanser hücrelerini yiyen bağışıklık hücreleri D vitamini ile çalışmaktadır. Bu gerçeğin keşfedilmesiyle D vitamini alamayan kişilerin daha çok hasta olması ve kanser riskinin de böyle kişilerde yükselmesi gibi durumlar açıklığa kavuşmuştur. Bugün bazı bilim adamları, kışın görülen grip salgınlarını D vitamini azlığı belirtileri arasında saymakta ve bu vitaminin eksikliğinin yol açtığı hastalıklar içinde ilk sıraya gribi koymaktadırlar.

D vitamini hücrelerin kansere dönüşmeden bölünüp farklılaşması, kasların güçlü kalması ve beyin hücrelerinin verimli çalışması gibi başka faydalar da sağlamaktadır. Eğer D vitamini almıyorsanız bütün bu faydalardan mahrum kalmanız kaçınılmaz olur.

Peki, bu kadar faydalı bir vitamin olmasına rağmen insanlar D vitamini seviyelerini yükseltme konusunda neden gereğini yapmaz ve bu vitamin eksikliği neden olur? Aslında cevap oldukça basittir. D vitamini içeren besinler tüketmemek ve güneşten yeterince istifade etmemek, bu eksikliğin iki temel sebebidir. Zira, D vitamini peynir, süt ve balık gibi yiyeceklerden alınabildiği gibi güneş ışınları da cildinizde D vitamini sentezini sağlamaktadır. Kafa karıştıran nokta ise Kanada ve İsveç gibi hiç güneş almayan ülkelerde D vitamini yetersizliğinin Afrika gibi bol güneşli bölgelere göre çok daha nadir görülmesidir.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !