Potasyum Olmadan Sağlık Olmaz!

Potasyum, sembolü K olan ve toprakta yoğun şekilde bulunan bir elementtir. Genelde tuz benzeri bileşiklerin yapısında bulunur çünkü kendi başına olan saf potasyum hızla reaksiyona girdiği için element halinde bulunması nadirdir. Potasyum aynı zamanda canlıların metabolizmasında ve hücrelerinde yoğun olarak bulunan inorganik elementlerden birisidir. Mikromineraller olarak adlandırılan iyot, magnezyum, selenyum gibi elementler mikrogramlarla ölçülen miktarlarda insan ve diğer canlıların vücudunda bulunur. Oysa demir, kalsiyum ve potasyum gibi elementler çok daha yoğun olarak vücudumuzda kullanılmaktadır ve bunların günlük size gereken miktarları gramlar ile ölçülür. Örneğin her gün yaklaşık 5 gram potasyum alamnız gerekmektedir ve bunu bol bol sebze ve meyve yiyerek yapabilirsiniz. Aslında günlük potasyum ihtiyacının çok yüksek bir değer olduğu konusunda hem amatör sağlıklı beslenme düşkünleri hem de uzman diyetisyenler hemfikir gibi gözüküyor. Gerçekten, sadece normal gıdaları tüketerek günde 5 gram potasyum bayağı iddialı bir hedef çünkü en çok potasyum içeren besinler arasında olan muzda bile zar zor 500 mg potasyum var. Gene potasyum ambarı sayılan baklagillerde aslında az bir miktar potasyum içeriyor. Mesela tam bir potasyum deposu olan kuru fasulyenin bir tabağındaki potasyum miktarı belki bir kaç yüz miligramı geçmez.

Potasyum mineraline bu kadar çok ihtiyaç duyulmasını sebebi ise artan sodyum tüketimidir. Sodyum klorür günümüzde yoğun olarak tükettiğimiz rafine sofra tuzunun ana bileşenidir. Eskiden kullanılan kaya tuzları ve deniz tuzlarında çok farklı mineraller bir arada bulunabiliyordu ama sanayi toplumlarında sadece sodyum klorürden oluşan rafine tuz devreye girdi. Bu yüzden sodyum tüketimi çok yükseldi ve diğer minerallerin diyetimizdeki yeri daraldı. Sodyum ve potasyum vücutta denge halinde bulunması gereken iki mineral ve sofra tuzunu hergün adeta avuç avuç yememiz bu dengeyi bozuyor. Artık yeterli potasyum almıyoruz ve onun yerine gerekenden çok daha fazla sodyum alıyoruz. Bu da sağlığımızın gittikçe bozulmasına yol açıyor.

Potasyum ve sodyumun bu denge içinde bulunmasının önemi hücre içi ve dışındaki iyonların dengesiyle ilgili. Burada biyokimya ve biyoloji konusunda derin ve akademik mütalaalar yapacak yerimiz yok ama potasyumun faydaları konusunu kısaca açıklayalım. İnsanın bütün hücrelerinin içinde potasyum bulunur ama hücreler arasında plazmada ve kanda çok potasyum olmaz. Bilakis bu alanlarda çok yoğun sodyum iyonu vardır. Bütün bu yoğunluk farkları hücre içi ve dışı arasında belli bir basınç farkı ve elektrik akımının sağlanması ile ilgilidir. Bu denge hayati bir dengedir çünkü hücreye ne kadar suyun ve başka maddelerin girip çıkacağı ve hücrenin hacmi ve şekilini koruması bu dengeye bağlıdır. Potasyumu içeride, sodyumu dışarıda tutmak için hücreleriniz muazzam bir güç sarfeder. Hiç hareket etmeden dursanız bile gün sonunda bu yüzden uykunuz gelir. Zira, hareket etmeden bile sodyum-potasyum pompası 24 saat iş başındadır ve kalori yakmaktadır. Eğer potasyum içeren gıdalar yemiyorsanız hücreleriniz az miktarda kalan potasyum hücre içinde tutmak için daha çok çaba harcar ve başka işlerde harcayabileceğiniz enerjinizi böylece tüketirsiniz. Doğal beslenen önceki neslin çok enerjik olmasının sebebi taze ve kuru meyve-sebzeden bol potasyum almalarıydı. Bizim uyuşuk ve sağlıksız olmamız da potasyum eksikliğindendir.

resimler: prevention.com

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !